Toplam Kalite Anlayışımız ve İstanbul Trafiği

Toplam kalite en basit anlatımla, sisteme ait en önemlisinden en gereksizine kadar bütün süreçlerin, sanki o parça eksik olursa sistem çökecekmiş varsayımıyla tam performansla(gazla) çalışması gerekliliği anlamına gelir. Böylece sistemden çıkan sonuç her şarta olması gereken kalitede olur.

Bu anlayış eksikliğinin ekonomik, sosyal hayatımızdan neler götürdüğünü uzun uzadıya anlatacak değilim ama İstanbullular, bugünlerde trafikte geçirdikleri anlamsız vakitler içinde bu konuyu sık sık düşünüyorlar olsa gerek.

Malum güzel şehrimizde kazı, inşaat, çalışma eksik olmaz. Nasıl insanlık tarihinin en eski şehirlerinden biri anlamıyorum! Sanki yeni kurulan bir yerleşim merkezi gibi her yıl yollar baştan aşağı değişir, durmadan projeler üretilir, dünyanın kültür ve sanat merkezi olması için master planlar açıklanır. Bunlar için çok geç kalındığını düşünüyorum. Bu kadar eski bir şehir artık bu tarz problemleri aşmış olmalıydı.

Belediyenin en son ulaşım çözümlerinden biri de metrobüs oldu bu sene. E-5 hattında orta şeritten yol alacak tekerlekli metro. Bu proje için yaklaşık bir yıldır yol çalışmaları sürüyor. Mevcut yolun orta şeridi parsellenirken, yan şeritler eklendi. İstanbullu ise bu süreçte zaten korkunç olan trafiğin içine saplandı kaldı. Çalışmalar bitime yaklaştı, sonucunu hep birlikte göreceğiz ama iyice daralan şeritler bu günlerde trafiği iyice içinden çıkılmaz hale getirdi.

İşte tam bu noktada tam kalite anlayışına ihtiyacımız doğmakta. Zaten daralan şeritlerde tek bir arabanın bile kalması hele de bir kaza olması insanların ve ekonominin ömründen götürüyor. Teknik serviste çalışan bir tamirci çırağının birkaç civatayı sağlam sıkmaması, zincirleme olarak nelere yol açabilirse İstanbullu işte bunun alasını yaşıyor. Araba beklenmedik bir anda saçma sapan bir yerde arıza veriyor, arkasında kilometrelerce kuyruk. Kabaca 400.000 kişi en az 30 dakika kaybediyor. Bu 200.000 verimsiz saat eder. 8333 saate gelen bu rakam bir insanın neredeyse 23 yılına denk geliyor. Yaşlılık ve çocukluğu çıkın. Bir kişinin hayatı demek bu. Yani her gün bir kişinin hayatını söndürecek kadar zaman harcıyoruz.
Boşa giden enerji, yıpranan madde ve ruh da işin cabası. Gece televizyonu fazla kaçırmış bir uykusuzun bir anlık dalgınlığı, durmadan makas yapıp şerit değiştiren çakalın dikkatsizliği…ve benzeri bir dolu sebep. Bunu ancak tüm süreçlerde tam kaliteyi yakalarsak atlatabiliriz. Tek çözüm bu. Yani trafiğe çıkacak herkes saat 10 da yatmalı, tamirci çırakları 10 yıllık temel cıvata sıkma eğitiminden geçirilmeli, televizyonda saat 10 dan sonra yayın olmamalı MI? Ya da sistemin işleyişi insanların eğitimsizliğine ve umursamazlığına bırakılmamalı. En azından yollar daha geniş olmalı.

Etiketler: , ,